Hayatımızın her alanına nüfuz eden ve özellikle pandemi ile birlikte daha da yaygınlaşan yapay zekaya haklı bir kuşku ile yaklaşıldığı biliniyor. Artık karar alıcı konumda bulunan yapay zeka ile ilgili bazı şikayetler var. Daha önceki yazılarımızda yapay zekanın yapamadığı bir şeyden bahsetmiştik, bu şikayetler de onunla ilgili: ahlaki karar verme.

yapay-zeka-etik-sorunlar

Geçtiğimiz günlerde Capgemini isimli şirket bağımsız bir araştırma yaparak yapay zekanın piyasayı nasıl etkileyeceğini inceledi. Bulduğu sonuçlarsa oldukça enteresandı. Araştırmaya göre tüketiciler yapay zekadan çok da memnun kalmadı, ancak içinde bulunduğumuz pandemi koşulları nedeniyle tüketici tercihi temassız ve uzaktan bir şekilde işleri yürütmek yönünde. Yapay zekadan sadece müşteriler değil şirketler de memnuniyetsiz. Yapay zeka kullanan şirketlerin yüzde 90’ı etik sorunlarla uğraşmak durumunda kalıyor.

Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre tüketicilerin %68’lik bir kısmı yapay zeka tarafından adil ve ön yargısız bir karar alım süreci istiyor. Ancak şirket tarafında durum bu şekilde değil, adil ve ön yargısız bir karar alım süreci şirketlerin sadece %53’ü tarafından dikkate alınıyor. Bunun da ötesinde yapay zeka kullanan şirketlerin sadece %46’lık bir kısmı yapay zeka araştırmalarının bağımsız bir şirket tarafından gerçekleştirilmesini sağlıyor.

Yapay Zeka Sistemlerinin Aldığı Kararların %60’ı Kuruluşların Yasal Olarak İncelenmesine Yol Açtı

Daha önceki yazılarımızda yapay zekanın yapamadığı şeylerden bahsetmiş ve bunlardan biri olarak ahlaki karar mekanizması geliştirmeyi anlatmıştık. Görünen o ki iş hayatında da yapay zekanın bu sorunu büyük problem oluşturuyor. Capgemini tarafından gerçekleştirilen araştırmanın verdiği sonuçlara göre müşterilerin %22’si yapay zeka tarafından alınan kararlara tepki gösterdi. Bunun da ötesinde karar alma sistemlerine yapay zekayı entegre eden şirketlerin %60’ı yapay zeka tarafından alınan kararlar doğrultusunda yasal süreçlerin içine girmek zorunda kaldı.

Capgemini yaptığı araştırmada sadece karar alımı ve bu kararların sonuçları ile ilgili kısımla ilgilenmedi. Şirket aynı zamanda karar alım sürecine yapay zekayı entegre eden şirketlerin bu yeniliği müşteri kitlesine nasıl ve ne kadar anlattığını da araştırdı. Araştırma sonuçları ise az önce bahsettiğimiz problemlerin sonucu niteliğinde.

yapay-zeka-sirket

Araştırma sonucuna göre 2019 yılında sistem kullanmaya başlayan şirketlerin %73’ü müşterilerine bu durumu ve yapay zekanın özelliklerini ayrıntılı olarak anlatmıştı. İçinde bulunduğumuz 2020 yılında ise bu oran %59’a geriledi.

Capgemini yaptığı araştırmanın ışığında şirketlere entegrasyon süreci ile ilgili olarak yedi temel noktaya odaklanmalarını tavsiye ediyor. Bu noktalar; yapay zekanın niçin geliştirildiği hakkında müşteriye bilgi verilmesi, yapay zekanın potansiyel olarak değerlendirilmesi, yapay zekanın toplum ve çevrenin faydasını maksimize edecek biçimde kullanılması, sistemin yaşam eğrisi boyunca çeşitlilik ve katılım ilkeler kapsamında ilerletilmesi, şeffaflığın gelişen imkanlar doğrultusunda arttırılması, sistemin bir insan denetimine tabi olması, güvenlik ve gizliliğin korunması.

yapay-zeka

Yapay zeka ve şirket ilişkisi henüz yeteri kadar iyi değil gibi görünüyor. Bundan en çok etkilenense elbette tüketiciler. Her gün gelişen teknoloji ve özellikle pandemi dolayısıyla uzun bir süre daha hayatımızda kalacak gibi görünüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz