Filmler, diziler ve kitaplar son zamanlarda Vikingler temasını işlemeyi çok seviyor. Oldukça da büyük bir beğeni toplayan Vikingler medya tarafından “sakallı, iri, kızıl veya sarışın, denizci, kaba, yağmacı ve sert” nitelendirilmeleriyle tanıtıldı. Oysaki yapılan son genetik araştırmalar durumun hiç de böyle olmadığını kanıtladı.

klasik-viking-algisinin-hatalari

Klasik Viking Algısı ve Hataları

Nature dergisi tarafından yayınlanan makalede Viking Çağı ’nda İskandinavya halkının genetik akışının doğu ve güney tarafından olduğu ortaya çıktı. Nature dergisinde yayınlanan genetik çalışma şimdiye kadar Viking iskeletleri ile yapılan en büyük çalışma olmasıyla da birçok konuda tabuları yıkabilecek bir niteliğe sahip.  Bu da Vikinglerin diğer ülkelerden de oldukça fazla gen aldığı sonucunu doğuruyor. Yani Vikingler üzerindeki “sarışın veya kızıl sadece denizlerde dolaşan” algısı doğru değil.

Araştırmalar gösterdi ki Vikingler oldukça geniş bir araziye yayılmış ve fazlasıyla kompleks bir popülasyona sahip. Aynı zamanda oldukça da fazla fiziksel çeşitliliğe sahipler. Yapılan çalışmalar beklenmeyen bir sonuca daha ulaştı; Vikinglerde genetik olarak koyu kahverengi saç yaygınlık gösteriyordu.

Cambridge Üniversitesi ve Kopenhag Üniversitesi ’nden Prof. Dr. Ekse Willerslev ’in dediğine göre Viking olmak etnik bir olgudan ziyade bir yaşam biçimiydi. Son çalışmalara göre popüler Viking algısındaki yağmacılıktan ziyade Vikingler ticaret yapan, balıkçılıkla ilgilenen ve farklı alt grupları bünyesinde barındıran bir toplum.

klasik-viking-algisi

Toplumların çağ değişimlerinden sonra büyük değişimler göstermemesi genetik sürekliliğe işaret eder. Vikinglerden önceki dönem literatürde Demir Çağı olarak geçiyor. İngiliz ve İskandinav kökenli olan Vikinglerde de belirli bir genetik süreklilik söz konusu. Elbette denizcilikle uğraşmanın bir sonucu olarak da farklı topluluklarla karışma da yaşanmış.

Nature dergisi tarafından yayınlanan son çalışma ise bu genetik sürekliliği bir adım daha ilerletiyor. Araştırmaya göre Vikingler başka topluluklardan yoğun bir genetik akış almış. Bu da geçmişte toplumlar arasında ileri düzeyde ilişkilerin olduğunu, Vikinglerin tamamen yalıtılmış bir coğrafyada olmadığını kanıtlıyor. Araştırma, genetik çeşitliliğin iç kısımlarda ve kuzeyde düşük gözlemlendiğini kıyı kesiminde ise daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu olgu denizciliğin ve ticaretin toplumlar arasındaki etkileşimleri arttırdığını kanıtlar niteliktedir. Ayrıca ilerleyen zaman içinde Vikinglerde gözlemlenen genetik çeşitlilik de artmıştır, bunu denizciliğin ve ticaretin insanın hem kültürel hem de biyolojik evrimi üzerinde etkisi olduğu söylenebilir.

viking

Toparlamak gerekirse Vikingler için farklı kültürlerle etkileşime girmiş heterojen bir toplum olduğu, geniş bir alana yayılıp zamanla bu alanın daraldığı ve yoğun deniz ticareti yaptıkları söylenebilir. Bu araştırmayla birlikte hem Vikinglere dair öğrendiklerimiz ile medyanın söylediği arasındaki fark herhalde bir yargı geliştirmeden önce bilime başvurmak gerektiğini tekrar ispatladı.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz