Epifiz bezi beynimizin iç kısmında yer alan ve yaklaşık olarak bezelye büyüklüğündeki bir bezdir. Bu bez vücudumuz için melatonin hormonu salgılar. Melatonin ise vücudun uyku döngüsünü yani biyolojik saatimizi ayarlayan hormondur. Ancak uykuyu düzenlemesinin bir etkisi olarak da ruh sağlığı üzerinde de büyük etkisi olduğunu atlamamak gerekir. Uyku düzenimizi ve ruh halimizi düzenleyen epifiz bezi insan hayatında kritik bir yere sahip.

epifiz-bezi-efsanesi

Belki de bu yüzdendir hakkında bir sürü efsane ortaya atılmış. Bu efsanelerin bildiğimiz ilki ünlü 17. yüzyıl düşünürü Rene Descartes tarafından öne sürülüyor. Descartes, epifiz bezini insan ruhu ile bedeninin birleştiği yer olarak kabul ediyor. Descartes’a göre epifiz bezi bir çeşit kapakçık ve beyinde ruhun akışını kontrol ediyor.

19. yüzyıla geldiğimizde ise Hindular çoğumuzun aşina olduğu üçüncü göz fikrini ortaya atıyor. Epifiz bezi bu sefer de üçüncü göz olarak ruhani bir noktaya erişiyor. 20. yüzyılda ise epifiz bezi hakkında bildiğimiz anlamda komplo teorileri üretilmeye başlanıyor. 1990’larda suyun florlandırılması ile insan psişik ve ruhsal becerilerini yitiriyor. Böylece toplum daha kolay yönetilebilir oluyor.

Komplo teorileri bunlarla da sınırlı kalmıyor. İnsanlık gerek elektromanyetik alanı gerekse Wİ-Fi teknolojisini ileri sürerek epifiz bezi üzerinde birçok komplo teorisi kurmaya devam ediyor. Ancak bu teorilerin doğru olduğuna dair bir bulguya hiç değilse şimdilik rastlanmadı.

epifiz-bezi

Epifiz Termometre Teorisi

Covid-19’un pandemi haline gelmesiyle herkes kendini tedirgin, diken üstünde hissetmeye başladı. Komplo teorisyenlerinin en sevdiği ortam da böylece hazırlanmış oldu. Tedirgin, korkan ve yaşadığı duruma bir neden arayan insan topluluğu onlar için bulunmaz bir nimet.

Covid-19 ile ilgili ilk olarak Amerika tarafından üretildiği, sonrasındaysa 5G teknolojisinin neden olduğu hatta uzaylılardan geldiğine dair bile söylentiler dolandı durdu. Şimdi bu söylentilere bir yenisi eklendi: Termometre Teorisi.

Epifiz bezine etki ettiği söylenen ancak nasıl olduğu hakkında bir söylem geliştirilmeyen termometre teorisine göre kızılötesi ışınlar aslında ateşimizi ölçüp halk sağlığını korumak için değil beynimizdeki epifiz bezine zararlı ışınlar göndermek için kullanılıyor. Gerçekten kızılötesi ışınlarla zarar görüyor mu ya da bu hasar nasıl sonuçlara yol açıyor gibi sorulara bir cevap verilmediği gibi 75 liraya rahatlıkla alınabilen bir termometre bunu nasıl yapıyor sorusunun da bir cevabı ne yazık ki bulunmuyor.

epifiz

Özet olarak görüyoruz ki insan yeniye, probleme ya da bilinmeze sürekli olarak bir alternatif neden arayışı içinde. Covid-19 gibi süreçler de bunun kamçılayıcısı olabiliyor. Yine de en makul olan davranış, bilimi destekleyip bilim insanlarının açıklamalarını takip etmek olsa gerek.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz