Koronavirüs covid19 insanlığın hayatına bir anda girip herkesi eve kapattı. İnsanlar bu bilmedikleri ve tanımadıkları virüsten çok korktu ve haklı olarak bazı alışkanlıklarını değiştirdi.

Özellikle koronavirüs covid19 konusunda tam olarak bilinmeyen konulardan biri nasıl bulaştığı iken evine kapanan toplumsal kesim, yemeğinin hemen her noktasını kendisi yapmaya çalıştı.

Uzun tedarik zincirleri ve nereden geldiğini tam olarak bilmediği gıdaya güvenememe durumunun yanında artan işsizlik ve enflasyonun da elbette bunda etkisi oldu.

Yasaklar kalkmasına rağmen insanları değil sergiler ve müzeler eskiden neredeyse her gün gittikleri kafe ve barlarda görmek bile imkansız hale geldi. Toplum için yer ve mekan algısının büyük ölçüde değiştiğini söylemek mümkün.

Korana virüs sonrasında bir şeylerin değişip toplum için sokağın tekrardan güvenilir olması uzun sürecek gibi duruyor.

Koronavirüs Covid19 : Kır Kent ve Sosyal Coğrafya

Literatüre göre İkinci Dünya Savaşı sonrasında kırdan kente büyük bir göç gerçekleşmiştir. Türkiye için bu dönem 1980’lere tekabül etmektedir.

Nitekim o dönemin akademik araştırmaları da göç ve gecekondulaşma gibi konuları incelemiştir. Kırdan kente göçle birlikte şehirler şimdi sahip olduğumuz kozmopolit düzeye erişti.

Göç Tarımda Değişikliğe Neden Oldu

Bu göç elbette tarımda da değişikliğe neden oldu. Yükselen gelirle beraber toplum daha fazla “farklı” ve “fresh” yiyecek talep etmeye başladı. Bu da daha emek yoğun ve karlı bir üretim anlamına geliyordu.

Üretici küreselleşmeyle de birlikte önce dış pazarı tatmin edecek sonrasında iç pazarı tatmin edecek ürünler üretmeye başladı. Kırsal nüfusun esnekleşmesi ve artan kar payı ile kentte yaşayan birey için kırsal daha çekici bir hal aldı.

koronavirüs covid19

Mülkiyet İlişkileri, Bölgesel Farklılıklar ve Türkiye

Türkiye toplum olarak proleterleşme-kır-kent arasında Avrupa’dan biraz daha farklı davrandı. Toplumdaki “memleket” kültürü dolayısıyla kente göç eden nüfus kırdan tamamen kopmadı. Kentsel nüfus toprak mülkiyetini bırakmadı. Hal böyle olunca da Türkiye’de küçük üretici yaygınlık kazandı.

“Yeni köylü” olarak tanımlanan kentte hayatını geçiren işi ve belirli standartları olmasına rağmen kent yaşamından bunalan ve köye göç eden bir kesim mevcut. Bu toplumsal kesim emeklilerden ya da beyaz yakalı çalışanlardan oluşabiliyor. Korona virüs ile birlikte “yeni köylü” sayısında da artış olacağı aşikar.

Toplumsal Coğrafya ve Kentten Köye Dönüş

Yukarıdakileri de dikkate aldığımızda korona virüs pandemisi ile birlikte alışık olduğumuz kır-kent toplumsal coğrafyasının büyük ölçüde biçim değiştireceğini söyleyebiliriz.

Şehirlerdeki çarpık kentleşme, hayat pahalılığı, toplumsal baskı, ekonomik dar boğaz, şehirdeki binaların insana gerçek anlamda bir “yaşam alanı” sunmuyor olması gibi nedenlerle 1980’li yıllarda kırdan kente olan göç büyük ölçüde yön değiştiriyor ve kentten kıra doğru gerçekleşiyor.

Bu durum hiç değilse şimdilik toplum açısından çoğu kişinin arzuladığı ancak birkaç sıra dışı grubun gerçekleştirebildiği bir değişim. Ancak kentten kıra göç hızlanarak devam ederse birkaç on yıl içinde alışık olduğumuz “kır” ve “kent” kavramlarında başat değişiklikler olacak.

koronavirüs covid19

Köye Dönüş Bir Çözüm Mü?

Korona virüs döneminde kırsal yerleşim yerlerinde yaşayan insanların da hayat standartları büyük ölçüde düştü.

Bunun iki temel nedeni var; biri talepte meydana gelen düşüş, ikincisi ise kırsal kesimin tarım dışı işlerden de geçiniyor olması. Bu işlerin (seyyar satıcılık, turizm gibi) de korona virüs döneminde sekteye uğramış olması.

Bu şekilde bakıldığında kentten göç eden kesimi de başka bir şeyin beklediğini söylemek çok makul değil.

Kentten göç eden nüfus bu gerçekleri bilmiyor veya kentten o kadar bunalmış ki bu zorlukları göğüslemeye razı geliyor olabilir. İki durumda da uzun vadede Türkiye’nin toplumsal coğrafyasını büyük bir değişimin beklediğini söylemek gerekiyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz