Bilim Dalı mı yoksa “Sözdebilim” mi?

Astroloji antik çağlardan beri insanların geleceğini görmeye ve hayatlarını anlamlandırmaya yönelik kullandıkları, ancak günümüzde gerçek bir bilim dalı olarak görülmediği için “sözdebilim” olarak tanımlanan; gezegenlerin, yıldızların, Dolunay ve Ay’ın, kısacası tüm gök cisimlerinin konumunun insanlar üzerinde etkileri olduğu savunulan bir alandır. Astrologlar bu gök cisimlerinin bir haritasını çıkartarak ve analiz ederek, insanların gelecekte neler yaşayabileceklerini önceden tahmin edebileceklerini iddia ederler. Yunanca’da “Astro” Yıldız, “Logos” Bilim anlamına gelmektedir. Eski çağlarda Mayalardan tutun birçok medeniyetin ilgisini çeken astrolojinin gerçekliği konusunda günümüzde bilim dünyası ikiye ayrılmıştır.  Ünlü uzay bilimci ve Profesör Carl Sagan, belgeseli de çekilen ünlü Kozmoz adlı kitabında, Astrolojiye inanmadığını ve inanlar ile kendilerini astrolog olarak ilan eden kişilerin bilime dair en ufak bir fikirlerinin olmadığını açıkça dile getirmiştir. Astroloji bilim midir değil midir bunun tartışmasını burada yapacak değiliz elbette ancak çoğu bilim adamı, geleceği önceden görmek diye bir şeye inanmadığı için, Astrolojiyi de safsatadan ibaret görür diyebiliriz. Öte yandan Astrologlar, astrolojinin bir bilim dalı olduğunu ve gök cisimlerinin hayatımızdaki yerinin yadsınamaz olduğunu savunuyorlar.

Astroloji ve Dolunay İlişkisi

Astrolojinin temelinde sizin de bildiğiniz gibi burçlar vardır. Gezegenlerin konumu, burçlara direkt etki eder ve astrologların iddiasına göre insanların sağlık ve psikolojilerinde değişimlere sebep olur. Dolunay, Ay’ın Güneş’e göre Dünya’nın ters tarafında kalmasıyla oluşan bir evresidir ve hava karardığında gökyüzünde kocaman bir daire şeklinde kendini gösterir. Ay takvimine göre 14. Ve 15. Günlerinde gerçekleşir.  Peki bahsedilen bu etkiler nelerdir? Gelin birlikte göz atalım:

  • Dolunay etkisi sürerken dünyaya gelen insanların “ben merkezci” olacağı iddia ediliyor. Kendilerini her şey ve herkesten önce tutan karaktere sahip olanların, Dolunay etkisine sahip günlerde daha çok dünyaya geldiği astrologların belirttikleri etkilerden bir tanesi.
  • Florida’daki bir polis karakolunda, 5 yıllık polis kayıtları incelenmiş ve araştırmayı yapanların söylediklerine göre, çeşitli gasp ve saldırıların hatta cinayetlerin Dolunay evrelerinde arttığını gözlemlemişler.
  • Psikoloji üzerinde bir başka etkisi de; yapılan bir araştırmaya göre, Dolunay dönemlerinde insanların daha sinirli ve depresyona meyilli oldukları.
  • Uyku düzeniyle Dolunayın ilişkisi olduğu düşünülüyor. Özellikle bu dönemde insanların yoğun uykusuzluk yaşadığı iddialar arasında. Hatta kâbus görmenin arttığı da bir diğer iddia.
  • Japonya Kyoto’daki bir hastanenin raporları incelenerek yapılan bir diğer araştırmada, Dolunay evrelerinde bebek doğumlarında patlama yaşandığı belirtiliyor. Kayıtlar incelendiğinde, iddiaya göre her evrede 1000 civarı daha fazla bebek doğumu meydana gelmiş.
  • Bununla bağlantılı olarak, kadınların regl dönemi üzerinde de etkileri olduğu savunuluyor.

Tabi yukarda bahsettiğimiz bu araştırmaların, bilimsel araştırma olmadıklarını ve bu yüzden herhangi bir dayanaklarının da bulunmadığını söylemek durumundayız. İncelendiği iddia edilen raporlardaki veriler gerçekten Dolunay ile mi ilişkili yoksa yanıltıcı bilgiler mi paylaşılıyor bilinmez ancak Dolunay, geceleri görkemli görüntüsüyle biz insanları tesiri altında bırakmaya devam edecek gibi görünüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz